Etiket Arşivi: 'Sonra Aileye'

Ağır bir yazı olacak…

Yayınlanma 29 Mart 2007

Ben yazısına önce başlık atanlardanım. Yazı bittikten sonra ben ne yazdım diye düşünüp başlığı sağa sola soranlar değilim.

Bu yazı nereden çıktı sorusunun cevabını verelim öncelikle. Dün gece içmedim ilacı. Bu sabah da öyle. Bakalım ne olacak dedim. Olan oldu yine. Önce gece iyi uyuyamadım. Hoş ilaçla da pek iyi uyuduğum söylenemez. Sonrasında gece düşünce nöbetleri başladı yine. Ne oldu? Ne olabilirdi? Ne olmayabilirdi? Bu sorular. Sonra Aileye ne oldu? Ne olabilir? Ne olacak? Annenin ve babanın beraber ölümleri. Babanın mezarına toprak attığın sahne. Peki ben böyle devam edersem, yarın babam ölse ne yaparım. Annem gitse ne yaparım düşüncesi. Sonra ilacı içmedim yine ondan düşünüyorum bunları dedim ve kalktım yerimden dikkatimi dağıtacak başka bir şeyler yaptım. Gece 3 civarıydı.

Televizyon karşısındaydım sanırım. Yarın otobüse binip gidim dedim gideceğim yere. Çok bindim yine arabaya inim artık. Sonra dedim ki ne farkı var. Arabaya binince insan başka bir insan mı oluyor. Kaza riskim artıyor ama benim bindiğim otobüsler de kaza yapıyor. Arabaya çok alıştın burjuvazi mi oldun dedim kendi kendime. Olamayacağımı ben de biliyordum. Artık yaralıydım çünkü. 10 yıl sarayda yaşasam 11.yıl çöpten yemek alırken yadırgamazdım hayatı. Artık alışmıştım. Dağ başında başıma bir kurşun alsam, gülümserdim ölürken. Belki de öyle olacak zaten. Hasta bir adamın zihninden ve kitabından kopan bir sahne size acayip gelecek ama ben ölürken yanımda yine siz olmayacaksınız.

Sonra uyumuşum. Sabah yine annem olduğu için pişman olmamak için mutlu olmayı seçen kişi tarafından uyandırıldım. Beni sevmek zorunda kişi olan kişi tarafından. Seçme şansı olmadığı için beni seven kişi tarafından. Sonra kursa gitmedim yine. Tıpkı okula da gitmediğim gibi, tıpkı 2 gün sonraki AÖF sınavına da hala çalışmadığım, çalışmayacağım, çalışsam da artık pek bir işe yaramayacağı gibi. Bunları yazmanın beni mükemmel bir adam yapmayacağını bildiğim gibi. Yapsa da bir hayra sebebiyet vermeyeceği gibi. 2 tane insan bana acısa, acıdıklarıyla kalacakları gibi. Acıdıklarını öğrensem bunu hazmedemeyip çıldıracağım gibi… Tüm açık kapıları kapatmış bu adam diyip okurken düşünenler gibi. Benimse her şeyi bildiğimi düşünüp bilmediklerimin farkında olup yazmaya devam etmem gibi.

Sonrasında chate girmişim. Saçma salak muhabbetlere girmişim. Milletle kavga etmişim. Kız olduğunu iddia eden bir nicke hayat dersi vermeye çalışmışım ama işe yaramamış. Sebepsiz yere sinir yapmışım küfür etmişim yine millete. Bir sevap işledim diye bin günah işlemişim üzerine. Güzel bir hayat tarzı demişim devam etmişim yazmaya.

Yine içmedim ilacı ve farkettiğim şu ki ben bağımlı oluyorum. Doktorlar beni ilaç bağımlısı yapacaklar. Madem bir şeye bağımlı olacam, madem madde bağımlısı olacam, bu madde eroin kokain esrar uyuşturucu tarzı bir şey olsun. Neden psikiyatr kontrolünde madde bağımlısı oluyorum. Sonuçta bağımlı olmuyor muyum? Bana yanlış teşhis koysalar beni öldürseler ben öldükten sonra pardon deseler pişman olsalar hapis yatsalar ben geri gelecek miyim? Giden gidecek. 3-5 tane zibidi hap içeceğime adam gibi hapımı içer keyfime bakarım o halde. Sahte mutluluksa sahte mutluluk, bağımlılıksa bağımlılık. Topluma kazanmaksa yine o. İlacı içmedim az önce ilk manyaklığımı yaptım. Devamı da gelecek. Sonu da içerken gelecek. Onu da biliyorum. Kafamda kurmaya başladım bile neler yapacağımı.

Aynı şarkıyı 50. dinleyişim heralde. Tabi moda girmemde de bunun yararı büyük. İntihara teşvikin de cezası varmış internet üzerinde. Şimdi benim bu yazım o kategoriye mi giriyor. Kusura bakmayın o zaman. Benden önce kafasına sıkan olursa sıkmadan birkaç saniye önce haber versin. Ben de onla ilgili bir yazı yazarım artık. Yerimi de ayırtsın ama kafasına sıkanlar bölümünde. Beraber yanarız. Biz dünyada yandık alışığız koymaz bize der bir de cehennemde yanarız. Yanar döner yanarız. Acıyı hissetmeyenler yanar döner yanarız. Yanarız. Yanarız. Yanarız…

Ne sevdiğim kızın adını söyleme hakkım var. Söylesem hala mı dicekler. Ne terkettiğim okullara gidesim var . Desem gitmen lazım dicekler. Ne intihar edesim var. Desem saçmalama dicekler. Ne ağlayasım var. Yakışmıyor dicekler. Ne yerimden kalkasım var. Otur oturduğun yerde dicekler. Ne oturasım var. Daha ne kadar oturacaksın dicekler. Ne yazasım var ne yazmayasım. Düşünmeyesim. Türkçeye yeni kelimeler ekleyesim var. Yeni kitaplar yazasım var. Psikolojik rahatsızlıklarda kitaplara geçesim var. Beni seven bir kıza sevme beni diye yalvarasım var. Bana acı veren kızları görmeden onları sevmeden istedikleri hiçbir şeyi yapmadan onların kölesi olasım var. Hastayım iyileşmeyesim var.

Kafa karışıklığını yazıya kelimelere dökünce bile ne kadar karışık ve saçma oluyor. Bir de bunları zihninizde hayal edin. Bunları ışık hızından daha hızlı şekilde kendiniz bine yetişemeyecek şekilde düşündüğünüzü hayal edin. Bu insanlar niye kafayı yiyor nitekim anlarsınız o halde.

Artık ölmek istiyorum desem ayıp olur mu? Böyle bir giderse bir gün en az benim kadar tehlikeli bir insan tarafından öldürüleceğim. Yani benim aynım karşıma çıkacak. Kavga edecek. O beni öldürse de ben öleceğim . Ben ölsem de. Bu fark bana göre yok. Ama sevenlerime göre öldürmüş veya ölmüş olacağım. Ben işte bunu önemsemiyorum. İnsanlara anlatamadığım esas nokta bu. Ama ilginç olan bir şey daha var. Bu kadar karamsar bu kadar beterim ya. Bir gün o gelse, Ecel değil dikkat, o gelse elimden tutsa hadi tekrar desene, beni sevdiğine söylese, hayatın yalanlarına inanıp yine en mutlu insan olur muyum aceba? Bu bir ihtimal ama düşüncesi bile lanet. Olsam bu site kapanır ve benim gibi insanları yine yalnız bırakmış olurum. Ama biliyorum artık olamaz. Sırf bu olmasın diye hayatımı mahvettim. Yani bir gün geri gelse hadi dese,, O Cihan çoktan ölmüş olacak. Evet katilim ben öldürdüm onu. onla işbirliği yapıp O cihanı öldürdüm. O, yolda yürürken o Cihan’ın üstüne bastı ve fark etmedi. Giantess fantazisi olan bir insan için iyi bir ölüm. Ama duygusal bir yazar için pek iyi değil sanırım. Bir de onu suçlarsın. Sanki seni öldürürken haberi mi vardı? Sen eline bir silah alıp kafana sıktığın zaman silah mı suçlu oluyor? İşte bu yüzden onu suçlamıyorum. Ama yine de onunla dahi mutlu olma şansımı yok ettim. Böylece onun kölesi olmaktan çıkıp kendimin efendisi olabilirdim. Sanırım onu da beceremedim. Çünkü kendime bile hakim olamıyorum. Belki de bu olmuş halimdir kimbilir.

Yazının sonu yok. Db yetmez yine. Sayfalar yetmez. Şarkı repeat i açmışsan bitmez. Bitse de farketmezsin. Etsen de işine gelmez. Yazılarımı okuyan bir adam aynı yerlere takıldığımı aynı şekilde yazdığımı söyleyecektir. Klavye tuşları basıyorum ondan. Bir ağaca sırtımı verip kurşun bir kalemle beyaz eski bir kağıda yazıyor olsaydım, inan çok güzel şeyler çıkardı. O kadar acı o kadar güzel. Yeter diyorum yine. Anti depresiflik için endorfin salgısı başladı yine. Kontrol etmezsem adrenalin ile birleşecek ve yine bir yerleri kırıp dökeceğim.

Yazımı burada bitirirken söylemek istediğim. Bir gün bir yerlerde birisi okursa bu yazıyı okuduktan sonra düşünmesin. Hiç sallamasın bu yazılanları, hayatına kaldığı yerden devam etsin. Neden derseniz, hayatın kuralı bu. Hepinize iyi eğlenceler. Yazan bir marifetmiş gibi. Cihan CihaN C C C C




ankara escort izmir escort antalya escort eskişehir escort escort ankara