Monthly Archive for Şubat, 2013

ABS – Anti Blockier System – Anti-Lock Braking System

Geldik önemli bir konuya daha. ABS. Nedir bu ABS?

İsminden de anlaşıldığı gibi Kilitlenme Önleyici Sistemdir. Son yıllarda geliştirilen ve çok popüler olan bu sistem frenleme esnasında aracın lastiklerinin kilitlenmesini yani hareketi durdurmasını engellemektedir. Peki ne işe yaricak bu sistem? Bu sistemin asıl amacı fren mesafesini kısaltmak değil güvenli fren yapabilmektir. ABS bulunmayan bir araçta fren yaptığınız zaman direksiyonu istediğiniz kadar çevirin, merkezkaç kuvveti sizi ne tarafa yönlendirdiyse o tarafa doğru herhangi bir şekilde kaymaya başlarsınız. Ne zaman ne şekilde durabileceğiniz belli değildir. Fakat ABS lastikleri kilitlemediğinden frenleme esnasında direksiyonu çevirebilmenizi aracı yönlendirmenizi sağlamaktadır. Bu şekilde daha güvenli bir duruş gerçekleştirebilir, olası bir kazayı önleme şansınızı artırabilirsiniz.

ABS Genelde fren mesafesini kısaltır. Ama her zaman böyle olacak diye bir kaide de yoktur. Fren mesafesini asıl kısaltan aracın ağırlığı hızı ve özellikle lastiklerin durumudur. Bana soracak olursanız yaptığım testlerden sonra herkese ABS yi tavsiye ederim. Lastiklerin kitlenmesi her zaman olayın sizin kontrolünüzden çıkması anlamına gelir. Kilitlenmeyen lastik sizindir.

Ayrıntılı ve Uygulamalı ABS Animasyonu için tıklayınız. (Kırmızı ve Mavi butonlara basarak farkı görebilirsiniz.)

Ama en güvenli fren nasıl yapılır derseniz; freni hiçbir zaman köklemeyin. ABS den daha güzel olan fren sizin kendi çabanızla yaptığınız frendir. ABS siz arabada lastikleri kilitlemediğiniz yere kadar, ABS li arabada ise ABS’nin devreye girmediği noktaya kadar frene basın. Lastik kitlenirse çekip bir daha basın(ABS’li de bunu yapmanıza gerek kalmaz en büyük avantajıdır), ABS devreye girmişse ve sorun yoksa bırakın girsin, ABS istemiyorsanız yine freni biraz gevşetip frenlemeye devam edebilirsiniz. Bu anlattığım olay ABS kadar güvenli olmayabilir fakat emin olun ABS den daha erken duracaksınız. Tabi malesef önünüze bir çocuk çıktığında bunu düşünmeye vaktiniz kalmayacak freni kökleyeceksiniz. Bu nedendendir ki her zaman ABS li araç tercih etmelisiniz.

Fren ihtiyacı az, güvenli sürüşler dilerim.

Süper Şarj Ünitesi – Super Charger Unit

Turbo ile ilgili olan yazımda turbo sistemlerini anlattım. Bu nedenden süper şarj sistemini baştan sonra anlatmak yerine turbo ile arasındaki farkı yazmakla yetineceğim. Süper şarj hareketini egzos çıkışından değil kranktan alır.

En önemli avantajı da turbo gibi açılmasını beklemenize gerek yoktur. Turbonun açılması için belli bir süre gerekir. Egsoz çıkışından hava geçtikten sonra anca turbo çalışabilir. Ama süper şarj için bu süre geçerli değildir. Sistem daha ilk devirlerden itibaren çalışmaya başlayacak ve performans artışı gerçekleşecektir.

Yakıt ekonomisi açısından bakıldığında turbo kadar verimli bir sistem değildir fakat turbodan hızlı tepki vermektedir. Turboya göre motordan çaldığı beygir gücünü düşünecek olursak, büyük hacimli ve yüksek beygirli benzinli motorları güçlendirmek için idealdir.

Şajınız süper yollarınız açık olsun.

Turbo Şarj Ünitesi (Turbo Charger Unit)

Motorların çalışma prensiplerini diğer yazılarımda anlattım. Şimdi gelelim çok sık duyduğumuz Turbo kavramına. Nedir bu turbo. Turbonun tarihini detaylı olarak internette araştırıp bulabilirsiniz. Benim hatırladığım ilk olarak uçaklarda denenmiş. İlk üretilen uçaklar fazla yükseklere çıkamıyorlar ve yüksek uçuşlarda zorlanıyorlardı. Daha sonra bu soruna bir çözüm getirmek istendiği için uçakların performansını artırma yönüne gidildi. Daha büyük motorlar daha çok ağırlık demekti ve motor büyütmekten başka bir çözüm bulunmalıydı. Bu nedenle Turbo Şarj sistemi geliştirildi ve uçuşta yeni bir devir açıldı.

Daha sonra aynı olay neden otomobillerde de kullanılmasın ki sorusu öne atıldı ve kullandığımız arabalara kadar girdi bu sistem. Günümüz dizel araçların çoğunda bu sistem bulunmaktadır. Peki bu sistem nedir? Nasıl çalışır? Dilim döndüğünce anlatayım.

Bildiğimiz üzere pistonun hareket etmesi için silindir yuvaları bulunmaktaydı. Bu yuvalara hava yakıt karışımı bir şekilde doluyor ve yanma meydana geliyordu. Bu sayede araç hareket kazanıyordu. İşte turbo sistemi tam burada devreye giriyor. Egzos manifoltuna entegre edilen turbo ünitesi motordan çıkan egzos gazının tahrikiyle dönmeye başlar. Bir mil sayesinde giren hava bölümüne de bağlı olan turbo sistemi silindirler içerisine daha çok hava girmesi için sistemi zorlamaya başlar. Bu sayede silindirler içine daha çok hava girmesi sağlanır. Daha çok hava daha şiddetli yanma demektir. Bu sayede yüksek oranlarda güç ve tork artışı sağlanır.

Turbo araçların yakıt tüketimini teorik olarak azaltmaktadır. Çünkü aynı miktar yakıtla daha güçlü bir patlama gerçekleşmektedir. Fakat bu yüksek havaya yetmesi için motor yüksek yakıt ihtiyacı da doğmaktadır. Sözün özü düşük devirlerdeki tork avantajı ekonomi sağladığı gibi, yüksek devirlerdeki yakıt kullanımı ekonomik etkiyi performans doğrultusunda ortadan kaldırmaktadır. Küçük motorlardan büyük motorların ürettiği beygir gücünü alabilmek adına oldukça verimli bir sistemdir.

Tabi turbolu bir aracınız var ise dikkat etmeniz gereken noktalar var. Turbolu motorun yıpranma olasılığı zorlandığında daha yüksektir. Zira motor sürekli daha yüksek basınç altında kalmaktadır. Zaten turbo sistemi de basınçla çalışır. Turbo basıncı ne kadar yüksekse motorun ve turbonun yıpranması o ölçüde artacaktır. Peki turbolu aracı zorlayamaz mıyız? Tabi ki zorlayabilirsiniz. Fakat; turbo sistemi çalışabilmesi için sürekli soğumaya yani yağlanmaya ihtiyaç duyar. Sistemin yağsız kalmaması ve aşırı ısınmaması gerekir. Bunu pratikte nasıl sağlayabilirsiniz.

1. Aracınızı çalıştırır çalıştırmaz yola çıkmayın. 1 dakika kadar sistemlerin tamamen yağlanmasını ve ısınmasını bekleyin.

2. Yola çıkar çıkmaz turboyu devreye sokmayın. Turbonun devreye girişi araçtan araca farklılık göster. Benim kullandığım dizellerde ortalama 2000 devir civarı devreye giriyor. İlk yola çıkışta aracı birden hızlandırmaya çalışmayın. Gaza birden yüklenmeyin motoru fazla bağırtmadan vites değiştirin. Motor ısındıktan sonra istediğiniz gibi sürebilirsiniz. Motor ısısı ile belirtmek istediğim kullandığınız motorun en uygun çalışma aralığı. Yani hararet ibresi dizeller için tam ortada 90 derece benzinliler için ortanın biraz altında olmalıdır. Bu motorun doğru ısıda olduğunu gösterir.

3. Aracı kullandıktan sonra durup hemen söndürmeyin. Bir süre sistemlerin özellikle turbo sisteminin soğumasını bekleyin. Eğer hemen söndürürseniz sistemin içinde basınç ve sistem sıcak kalır. Bu da sisteme zarar verecektir. Yine 1 dakika rolantide çalıştırdıktan sonra aracınızı söndürebilirsiniz.

4. Araç yağınızı gereken sürelerde yenileyin. Mutlaka periyodik olarak aracınızın bakımını yaptırın. Aşınan parçaları yağ filtresi vs. mutlaka değiştirin.

Bu sayede turbonuzla uzun yıllar keyifli bir şekilde araba kullanabilirsiniz. Yine de aracınız performans amaçlı bir araç değil ise tavsiyem turbonuzu fazla zorlamamaya çalışın.

Bol turbo basınçlı, keyifli sürüşler dilerim.

Gelen Aramalar:

  • turpo şarz dızel araca takapılırmıyız
  • dizel super charger
  • dizellerde turbonun devreye giris devri dusurulurmu
  • turbo şarj ünitesi
  • uçaklarda turboşarj kullanımı
Sonraki sayfa »