Tarih: 04 Haziran 2018 Saat: 14:26

1000 liralık adam

Siz hiç 1000 liralık adam oldunuz mu? Ben çok oldum hayatım boyunca.

Mesela hayatımda girdiğim tek işte 1000 Liraya çalıştım. 1000 Brüt tü lakabımız.

Dışardan baksan takım elbiseler, altımızda arabalar, elimizde şirket telefonları, ki kazandığım paranın tamamını üniversite okurken çektiğim kredinin ödemesine vermiştim. Ki 1000 brüt ya hani, ödeyememiştim, işten istifa ettikten sonra kalanı babam ödemişti.

O 1000 brüt ten kazandığım ve krediyi ödemediğim aylardaki tüm parayı da sadece alkole harcamıştım. Çünkü başka hiçbir şeye yetmemişti.

Şimdi bu gün, işsiz ve para kazanamayan bir adam olarak yine 1000 liralığım. O günkü 1000 lira ile bugünkü 1000 lira arasındaki değer kaybını bir hesaplayın. Aradan 6 sene geçti ve ben hala 1000 lira ile hayatta kalma mücadelesi veriyorum.

Benim çok komik bir ailem var. Sağolsunlar hep güldürüyorlar beni. 1000 liralık para verip neden 5000 lira harcamadın diye sorarlar. Böyle mizahı hiçbir skeçte göremezsiniz. Gezmeye Londra’ya giden ailem var benim, para yerine bana yemek veren, öldüklerinde miras bırakacaklarını söyleyen, her koşulda vicdanlarını rahatlatmayı başaran bir ailem var.

Seansı 400 lira olan doktora gidemeyen, ilaçların devlet katkısını düştükten sonra kalan tutarını ödeyemeyen, kendine 1 spor ayakkabı alamayan, spor salonu aidatını denkleştiremeyen, nerden nasıl yapıyorsa burdan artırdığı paraları da alkole yatıran bir adam.

Tarih atlatmaktan çok yoruldum. Yaşamak hayatta kalmak mıdır? 1 gün daha yaşamak mıydı başarı? İntihardan bahsedip edemiyorsan o bile espiri konusu oluyor. Zavallı insanların senin üzerine espiri yapmalarına izin veriyor, onlar eğlenirken sen de salak salak gülüyorsun. Bir yandan onların salaklığına gülerken bir yandan da imreniyorsun. Şu kadar salak olsaydım da hayat sadece tarih atlatmak olmasaydı gerçekten yaşasaydım diyorsun.

Şimdi hiçbir şey yapmadan yaşamanın bir yolunu arıyorum. Bir hayat düşünün. Tek bir insanla görüşmeden konuşmadan yaşanan. Ben defalarca yaptım. Lisede başladım. Üniversitede yaptım. Askerde yaptım. İstanbul’da yaptım. Şimdi yine yapacağım zira yapmak zorundayım. Ama gel gör ki ben de insanım. Ve sırf insan görmüş olmak için, sırf evden çıkmış olmak için, sırf sosyalleşme ihtiyacından ötürü, istemeye istemeye, sevmediğin, görüşmek istemediğin insanlarla görüşüyorsun. Salakların salaklıklarına ortak oluyor, bencillere malzeme oluyorsun. Ki malzeme olup farkında olmayanları da görüyorsun. Milletin eşinden, dostundan, sevgilisinden, çocuğundan arta kalan vakitlerinin adamlarını görüyorum ki bu adamlar hayatlarından memnunlar. Acıyorum elden bir şey gelmiyor ve uzaklaşmadığım sürece onlardan biri olacağımı biliyorum. Oluyorum da.

Her zaman demişimdir. Kötü veya yanlış bir şey yapmaktansa hiçbir şey yapmamak daha iyidir. Ben hiçbir şey yapmazken zorlanıyorum. Zoruma gidiyor. Canım sıkılıyor. Yıpranıyorum ama buna bir çözüm bulmak zorundayım. Spor olur, kitap okumak olur, saçma sapan ne olursa olur. Ama sahte sosyalliklerden uzak duracağım.

Hiç unutmuyorum. Olmam gereken adam olamadığım için kendime yedek bi ortam kurmuştum. Aşk acısı yüzünden o kadar çok canım yanmıştı ve yanlış işler peşinde koşmuştum ki, başka bir şeye kanalize olmam gerekmişti. Ben de geçmişte hep merak ettiğim otomotiv işine yönelmiştim. Zira param vardı ve parayla bir şeylerin üzerini örtme şansım olmuştu. Elimdeki arabayı aldım ve hak etmeyen bir araba olduğu halde ona bir sürü para harcamaya başladım. Modifiye ettim, ses sistemi yaptım, kaporta, motor, temizlik, bakım, şu bu derken bütün paramı arabaya harcamıştım. Tabi ortamlara girdim, insanlar tanıdım. Tek amacım vardı. Aklıma sürekli gelen şeyin aklımı meşgul etmesini engellemek…

Peki doğru mu yaptım. Bir sürü insan tanıdım. Boş beleş bir sürü muhabbetler, gereksiz yarışlar vs. De ben bunun için mi yetişmiştim? Düşünmek istemediğim kız Türkiye’nin en başarılı kızlarından biri olurken ben otobanda yarışmayı, sanayi ortamlarında saçma sapan insanlarla muhatap olmayı seçmiştim.

Sonra o günlerden bu günlere geldim. Herkes benle arkadaş oldu, ben herkesle arkadaş oldum. Eski arkadaşlarımın hepsi kendi hayatlarını kurdu götlerini döndü gitti. Adana’yı bile terk etti. Bense Adana’da yaşamaktan mutlu olan insanların arasında kaybolmuştum. Hak ettiğim yerde değildim. Sonra o kadar çok takıldım ki o insanlarla onlardan biri olmaya başladım. Olabildim mi? Mayamda var mıdydı? O insanlar da çalıştı, para kazandı, evlendi, çocuk yaptı. Ben? Bana ne olduğunu umursamayan milyonlarca arkadaşım vardı. İşe yaradığım kadar arkadaştım.

Bana benzemeyen, yetişemeyen, benim gibi düşünmeyen, dertleri sıkıntıları benimkinden dağlar kadar farklı milyonlarca arkadaş. Bana en ufak faydası olmayan onlarca arkadaş. Size benzemeyen insanlarla uzun süre arkadaşlık yaparsanız, sizi denkleri gibi görmeye başlarlar. Sizinle sidik yarıştırmaya başlarlar. Siz de kaybolur gidersiniz.

Ben 1000 liralık adamım. Onu da kendim kazanamıyorum. Ama sırf para kazandıkları için benle sidik yarıştıran o kadar çok adam tanıyorum ki. Bir olay hakkında yorum yaparken yarın işe gideceğinin bilinciyle ve ertesi ay maaş alacağının göt güveniyle konuşan adamlara cevap veriyorum yıllardır. Ben yoruldum ama onlar yorulmuyor. Çünkü ben bana çok basit gelen şeylerle uğraşıyorum. Onlar için ise çetrefilli, beyin cimnastiği oluyor.

Şimdi geldiğim noktaya bakıyorum. Sorsan benle arkadaş olan kişilerin hangi birinin bana ne faydası olmuş? Bize yanlış öğretildi zamanında. Ben telefonlarını açmayan adamım. Sebebi basit. Hiçbir çalan telefon bana ihtiyacımı vermek için çalmıyor. Hala birileri benden nemalanmaya çalışıyor. Yazık. Bi de açmadığın zaman bozulurlar. Sanki bana hayatımın teklifini yapacak amk. Siktiri boktan işler için aranacak ilk adam olarak mı kayıtlıyım elalemin telefonunda çok merak ediyorum.

 

 

Artık karar zamanı. Bir Aşk çıktı benim karşıma ve bana aslında kim olduğumu hatırlattı. Ve ben perişan oldum. Yarattığım ve içine kendimi hapsettiğim o saçma sapan dünyayı fark etti ve bana o dünyanın insanı olmadığımı söyledi. Oysa ki bu sadece bir savunma mekanizmasıydı. Ben de biliyordum ama beni şartlar ve mecburiyet bu hale getirmişti. Kaderimi değiştirememiştim. Anamı babamı değiştirememiştim. Ben de oyunun içinde taklit yaparak yaşamaya başlamıştım. Ama Aşk tüm oyunu bozdu. Alt üst etti. Biriktirdiğim tüm yalanları ortaya çıkardı. İlkokulda Adana’nın en zeki çocuklarından seçilmiş bir adamın, yüksek puanlı bir Anadolu Lisesini iyi notla bitirip, 3 üniversite okuması ve okuduğu okullarda bölüm birinciliği ve onur öğrenciliği alması, kişisel merakı olan sistem mühendisliği konusunda büyük başarılara imza atması, ingilizceyi kullanmayacak kadar iyi bilip, haberleşme uzmanı oluşu sonrası, 1 kuruş bile kazanmayı beceremeyen, alkolden ve ilaçlardan kopamadığı için spor bilgisini kendi vucudunun görüntüsünde kullanamayan bir adama dönüşmüştüm. Projeler üreten, insanların boş sorularına cevap veren, eşini dostunu masraf etmekten kurtaran ama sonunda kendi borçlarını ödeyemeyen bir adama dönüşmüştüm. Aşkın attığı tokattan sonra kendime gelemedim. Hep ertelediğim tımarhaneye kapattım çıktım, yine olmadı. Gördüm ki tımarhaneye de düşsen hayatta hiçbir şey değişmiyor. Hapse de girip çıksam bir şey değişmeyeceğini anladım. Yaşanılanları sadece sen yaşıyorsun, insanların umrunda değilsin. İnsanların yanında durduğun kadar umurlarındasın. Aynı masaya oturduğun kadar, onlarla sohbet ettiğin kadar, sorularına yanıt verdiğin kadar, bir şekilde onlara faydalı olduğun kadar umurlarındasın. Adam da öldürsen, kendini de öldürsen, gelirler ve talepte bulunurlar. Senle muhabbet etseler de olur. Maksat ertesi gün para kazanırken kafaları dağılmış olsun.

Şimdi beni tanıyanlar sanıyor ki, kendimi ben bu hale getirdim. Benim seçimlerim beni bu noktaya getirdi. Çünkü kimse kötünün kötüsünü bilmiyor. Sanıyorlar ki ben en kötü noktadayım. Göt beyinliler bilmiyor ki ben olabilecek en iyi duruma getirdim kendimi ama olmam gereken yerden yine de çok uzaktayım.

Öz annemin bana söylediği laf egomun çok yüksek olduğuydu. Anneniz bile götünden konuşuyorsa size fazla seçenek zaten kalmamıştır. Egomun yüksek olmaya hakkı yok çünkü 5 kuruş kazanamıyorum. Ama beyni sadece hileye hurdaya çalışan bir adam benden daha fazla para kazandığı zaman onun egosunun yüksek olmaya ihtiyacı var değil mi?

Elime 1000 lira verip, spor ne oldu, iş ne oldu, doktor ne oldu diye soran kadın bana egon yüksek diyor.

Yanlış anadan, yanlış babadan doğduysanız, Hitler bile olamıyorsunuz.

Koca hayatımda kendimi en çok güvende hissettiğim yer Tımarhane oldu. Ait olduğum ve hiç çıkmamam gerektiğini hissettiğim yegane yerdi. Düşünsenize, ait olduğunuz hiçbir yer yok. Kendinizi güvende hissettiğiniz hiçbir yer yok. Uyuyamıyorsunuz, uyanamıyorsunuz. Ama birisi telefonu açmadın diye bozuluyor, öteki konuşmadın diye, öteki davete gitmedin diye, öteki aramadın sormadın diye. Siktiri boktan hayatlarınızın saçma sapan kurallarını sikeyim. Yaşadığı hayattan şikayet eden insan dolu ortalık. Bense yaşayamadığım hayattan şikayet bile edemiyorum. 24 saat acı çekmek nedir bilir misin? Nerden bilecen amk. Sen beni kıskan.

Hayatım, güzel evlerde oturan, canı evlenmek istediğinde evlenmiş, istediği arabaya binen, istediği otellerde tatil yapan, istediği kıyafetleri giyen, istediği yemekleri yiyen insanların bana imrenmeleriyle geçti. Bu kadar benciller arasında var oldum sene 2018.

Çocukluğundan beri ölümü düşünen, ölümü düşünmemek için çalışmış, gezmiş, dolanmış, yemiş, içmiş, projeler üretmiş , aslında tüm hayatını acı verici düşüncelerden kurtulmak için yaşamış bir insanım.

Bu gözlerden bakınca insanlar o kadar zavallı, dertleri o kadar küçük geliyor ki.

Dünyada kahve içmeyi en çok isteyeceğin insan beni ara kahve içelim der bir gün.

Sense aramayacağını bilerek tamam dersin. Aramazsın arayamazsın. Sebebi çoktur. Anlatsan 1 tanesine bile inanmaz.

Ama gerçek buydu. Ben senle görüşmek istedim de, senin benle görüşmeni istemedim.

Dedim ya, Allaha hala inanıyorsan, herkese aynı hayatı layık görmediğine de inan.

Ve ben hasta olduğunu kabul etmiş ve bulaştırmamaya yemin etmiş biriyim.

Bir gün uyuyacağım sizin gibi. Toprağın altında olacak belki ama olsun, uyuyacağım.

Etiketler: , ,

0 Yorum “1000 liralık adam” için;


  • Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap




ankara escort izmir escort antalya escort eskişehir escort escort ankara