Tarih: 18 Mayıs 2013 Saat: 12:17

Dokunulmaz

Yayınlanma 15 Ağustos 2007

Bazı insanların dokunulmazlıkları vardır bilir misiniz? Ama bu düşündüğünüz diplomatik dokunulmazlık değil, hayati dokunulmazlıktır. Kimse bilmez, istense anında dokunulabilecek vurulabilecek dövülebilecek öldürülecek sanarlar. Ama bilmedikleri bir şey vardır. O insanlar dokunulmazdır. Göz göze geldiğinizde anlarsınız ancak.

Çekilmeyen dertlerin çilelerin olduğu yerden gelir bu insanlar. Feryat eder, gündüzleri görmez geceleri bilirler. Sıcak bir yatak hayatları boyunca hayalini kuracakları şey olacaktır; hiçbir zaman sahip olamayacaklarını bile bile.

Yazarken zorlanıyorum. Moralim biraz sallandı evet fakat, ilaç galip geliyor. Aceba bu yazıları yazmak depodan fazla mı yaktırıyor, yoksa rahatlıyor muyum. Dinlenen iki şarkı bile satırlara dökebiliyor insanı. Her insanı değil belki ama beni…

Gidilmeyen yollar vardır hayatta, dönülmedik kavşaklar. Dönen başkalarını görür ve bir an kahraman yerine kendimizi koyarız hikayede. İçimiz titrer, tanrıya şükür ben böyle böyle değilim böyle yaşamadım böyle olmadım olur. Şükürler gelir ardı ardına. Peki neden şükür edilir? Geçmişte yaşanmayanlara mı, gelecekte yaşanmaması istenenlere mi?

Kim bilir. Ama istenen kadar şükür etsen de olacağı varsa olur. Geleceğini görebiliyorsan geçmişinden ders almaya ihtiyacın kalmıyor. Bize yazılan hayatı mı çiziyoruz yoksa zaten çiziktik de üstünü mü zımparalıyoruz? İster A olsun ister B. Sebepleri değiştirmek sonuçları değiştirmiyor malesef burada. Trafik kazasında haklı iken öldükten sonra öteki tarafta “Ama ben haklıydım ben suçsuzdum ben ölemem” diyenler var mıdır aceba hep merak etmşimdir.

Gün batıyor yine burada. Ortalık puslu. Güneş ısıtmıyor artık. Rüzgar güneşleniyor yaprakların üzerinde. İnsanlar mutlu oluyor birbirlerine bakıyor. Kimisi de vazgeçtim mutluluktan diyor. Ne de olsa o tarafa gitmeyecek miyiz?

Ben gitmeyecem. Çünkü kabul edilmiyorum. Bu tarafta onaylanmayanı o tarafa bile almazlar bence. Bu tarafta elini ateşe sokanı o tarafta cehennemden atarlar. Bu tarafta su içirene o tarafta deniz verirler.

Bu tarafta 1 düşünene o tarafta 1000 hak verdirirler. İyi veyahut kötü.

Bazı yazarlar böyledir işte. Saparlar konudan. Yapılan laf kalabalıkları yazarın psikolojisinin ne derece dalgalandığını anlamasına yardımcı olur okurun. Ben de dalgalarda boğulmadan rahat bıraksam yazıyı fena olmaz.

Bir gün daha geçti, bir gün daha bitti. Ömrümüzden bir gün daha gitti. Bu gün dünya için ne yaptım, hiç. Kendim için ne yaptım; hiç. Ama bu iyi. Kötü bir şeyler de yapılabilirdi. Yoksa yapıldı mı? Ortada bir yazı mı var? Hadi canım…

Etiketler: ,

0 Yorum “Dokunulmaz” için;


  • Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap